22/2/2008 - Tip Köşeşi

Kategori: Denemeler

 

Sağlık ile ilgili bir eğitimim olmadığına, eminim sanırım yaklaşık takribi 15 yıl 4 ay 17 gündür kendim için doktora bile gitmediğime göre kalkıp CafeTelve’de “tıp köşesi” açacak lezyonum, losyonum, solüsyonum, vizyonum yok. Çok sağlıklıyım, tu tu turp gibiyim demek isterdim ama diyemem. Söyleyemem derdimi, kimseye… derman olmasın diye… Naranamnay…

İnleyen şu kalbimin sesini ağyar ağyar duymasın diye… Sakladım gözyaşımı vefasız o yâr o yâr görmesin diye.. Hep beraber?… İnleyen şu kalbimin sesini.. narannannaranım…ağyar ağyar duymasın diye… Ooo kimler kimler gelmişş.. güzel teyzeler de buradaymış.. Hoşgeldiniz efenim.. Sağolun, sağolun!  Görüldüğü üzere sağlık sorunlarım kafadan başlıyor ama ağyar duymamalı prensibi ile harekât ettiğimden doktora gitmem. Yalnız, çevremdekilerden gitmeyenlere çok bozulurum, huzursuzluk çıkarırım, huysuzlanırım, küserim, kafa bile attığım olmuştur. Çevremdeki canlara değil tabii.. Camlara, duvara, kapıya, aynaya filan.

 

Kimseye önermemekle birlikte, ben kendim için başka bir yöntem izliyorum: Bir tuhaflık sezersem, belirtilerini giriyorum Google’a, çiuvvvvvvv (bu sesi çok tuttum yahu) bir ton teşhis alternatifi monitörüme geliveriyor. Bunlardan kanımın kaynadığını hissettiğimin üzerine tıklayınca nedenini, niçinini, tedavi yöntemlerini öğreniveriyorum. Oldu da bitti meaşallah… dedim de, sünnetim aklıma geldi. Keşke o zamanlar da internet olsaymış. Kendim hallediverirdim.

 

Evet.. Sağlık konusuna ne denli sağlıklı yaklaştığımı böylece ortaya saçıp, rezil-rüsva olduğuma göre,  CafeTelve’de tıp köşesi açamayacağım iyice kesinleşmiştir.

 

İyi ama, benim de canım var, ben de insanım. Bana da küçükken “büyüyünce ne olucaksın bakiim?” diye soran teyzelerim, “Oooo, bunun kuşu da varmış, göster bakayım..” diyen sapık amcalarım olmuştu. Amcalara pis pis bakmış, teyzelere “insan tamircisi olucam” demiştim ama olmadı, olamadım. Doymadım, doyamadım sevmelere bu işi. Bu yalnızca sitem lâkin içimde ukde kaldı.

 

Madem ki internet her işe yarıyor, gerçekte yapamadıklarımı sanal ortamda niye yapmayayım ki? Ama ben haddimi bilirim. Hiçbir zaman çizmeyi aşmam. Adi, basit ve çirkef değilimdir galiba. Haksız rekabete yol açmayayım. O nedenlerden ötürü köşemin adını “Tip Köşeşi” koymuş bulunuyorum. İyi halt ediyorum.

 

Bu ilk sayıda, her derde deva doğal bir ilaçtan söz ederek sektöre faide sağlayacağim. Son günlerde kimden duysam, hangi rahatsızlıktan söz edilse doktorlar altından şitreş çıkarıyorlarmış. Oysa bu yeni bir şey değil. Kökü klasik dönemlere uzanır. Bu hastalığın panzehiri, ilacı Şıtraus’dur. Avusturya yerlilerinden  Johann (yohan okunur) Şıtraus (strauss yazılır) tarafından icad edildiği için onun adıyla anılır. Yalnız bu adamın babasının da adı Johann Strauss olduğundan, karışmasın diye, bununkinin dibine “Jr.” diye bir not eklenmiştir. Babasının da çeşitli ilaçları vardır ama boynuz kulağı geçermiş ya, o hesap küçük Şıtraus’unkiler daha etkilidir bana göre. Küçük Şıtraus’dan ne kastettiğim yeterince açık mı?

 

 

Miyobik kusurumuz nedeniyle biraz daha yakından bakarsak, ilaçtan kazandığı eurolar sayesinde kendine altından şekil yapmış, her türlü şitreşten uzak keman çalabilmekte olduğunu gözümüze sokabiliriz. Öyle bir ortamda, onun durumunda olsam pakistan zurnası bile çalarım, ayrı.

 

 

Geçelim.

 

Şitreşin insanları ne hale getirdiğini yazının en tepesine oturttuğumuz resimde sergilemiştik.

 

İlacı kullanan birinin ise nasıl iyileştiği, her türlü olumsuz koşulda bile yüzündeki mes'ut ifadenin huzur verici muhteşemliği aşağıda açıkça görülmemekte midir?

 

 

Yani, bu kadar olur!

 

Şimdi, ilaç ile ilgili detayların cılkını çıkaralım..

 

Endikasyonları: Halk arasında şitreş olarak çığrılan ve her taşın altından çıkan bin türlü olumsuz durum.

 

Kontrendikasyonları: Klinik olarak hemen hemen hiçbir yan etkisi yoktur. Çok nadiren bazılarında başağrısı, mide bulantısı yaptığı rapor edilmişse de CafeTelve Tip Köşeşi uzmanı M.Uzman’ın görüşüne göre, onlar ayrıca inceleme konusu olabilecek klinik vak’alardır. Karıştırmamak gerekir. Konumuzla bir ilgisi yoktur. Yine iletilen bazı verilere göre kullananlarda Vienna halayı çekme, vals çiftetellisi döktürme gibi belirtiler gözlemlenmişse de bunların hiç biri zararlı değildir, kullanım bırakıldığında belirtiler kaybolur.

 

Etkileşmeler: Kolay tolere edilebilir. Kırmızı sek şarap, peynir, kırmızı et (ben almiim) ile birlikte alındığında etkisinin hızlandığı ve arttığı söylenmektedir. Olabilir, n’olcak ki? Biz CafeTelve Tip Köşeşi’nde rakı ile test ettik. İyi oldu. Bunu tekrarlayalım arasıra ha güzel teyzem?

 

Kullanım şekli ve dozajı: Şıtraus kulak yoluyla alınır. Etki göstermesi için gereken zaman kişiden kişiye değişmekle birlikte, bu süre normalde yarım saat ile bir saat arasındadır.Tavsiye edilen doz, aktiviteden yaklaşık 1 saat önce 50 mg.dır.Etkinlik ve hastanın tolerasyonuna bağlı olarak 100 mg’a yükseltilebilir veya 25 mg’a düşürülebilir. Ne diyo lan bu? Ammann bee!.. Viagra’nınkini okuyormuşum. Kullandığımdan değil de meraktan canım.. Bilgi edinme hürriyeti var ya o bakımdan. Neyse aklımız buraya takılı kalmasın, bizim şitreşş ilacı istenildiği kadar alınabilir. Alınmayabilinir de. Bizi ilgilendirmez. Şıtreşinizin kâhyası mıyım canım?

 

Vizite ücretimi lütfen cashierıma ödeyip makbuzu bana getiriverin. SSK – MSK, kredi kartı felan geçmez. Kasiyerim keş (cash yazılır) yazılımlıdır, taksitlendirme nanay.

 

Ne var?

 

Niye tip tip bakıyorsun günce? Amma gıcık bi tipsin sen ya..

 

Git ülen işine. Yazıyı nasıl bağlayacağım diye şiştim burada, bir de sen şitreşe sokma beni. Zaten üst şarkıdaki "ağyar" kelimesi neydi diye ayrıyetten şitreşe girip iki saat sözlük karıştırdım. "Başkaları, yabancılar, eller" demek olduğunu anca hatırladım. Ben rakıyla bir doz daha alacağım. İsteyen alcoholsüz içeceklerle, çayla, kahveyle de alabilir.

 

Son olarak, ben ağlarken gülümserim.. unutmayalım.

 

İşte bir doz ilâç, yarasın.. Hadi bakalım:

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->