E-günlük.. Sana bir kaç kez daha yazmıştım.
Karıncaları izlemelisin.
Bir ağacın gövdesinde ya da diyelim ki zeminden evinin balkonuna doğru iki sıra yapmış, inanılmaz bir düzen ile gidip gelen karıncaları..
Giden ve gelen karınca sürülerini.
Biraz dikkat edebilirsen, giden ve gelen karıncaların birbirleriyle karşılaştıklarında selamlaştıklarını görebilirsin.
Muhteşemdir.
O minicik yaratıklar, belki de bir kırıntı taşımaya çalışırlarken dahi, karşılaştıkları, karşı yönden gelen diğerleriyle aynı hizaya geldiklerinde birbirlerine dokunurlar.
Kendilerince selamlaşırlar.
Selamlaşma işte o kadar doğal, o kadar yapmacıksız bir olgu.
Temelinde, "merhaba, benden sana zarar gelmez.." anlamı vardır.
Tarihin derinliklerine inersen, pek çok selamlaşma şeklini öğrenebilirsin:
Burunları birbirine sürtme, yüze tükürme, dil çıkarma.. gibi.
"Bence" en çarpıcı anlatımıysa, belki insanların vahşice avlanma dönemlerini terk etme süreci ile ilintili.
Karşılaştığı diğer insana boş bir el uzatma..
"Bak, elimde sana zarar verebileceğim bir silah yok, dostunum senin, silahsızım, tehlikesizim; elimi uzatıyorum sana..
Merhaba..
Benden sana zarar gelmez; güven bana."
***
Ama ve de fakat, herkes öyle değil. Karşı cinse karşı korkunç bir açlık içerisinde olan, libidosu yüksek, ahlâk seviyesi düşük olanlar var.
Akılları, fikirleri bel seviyelerinin altında, her an, kıldan -tüyden uyarı alabilen sapkınlar..
Tek eşle yetinemeyen aygırlar..
Duygu, sevgi, aşk, sadakat gibi kavramlar bunlar için yoktur. Bir tek tel saç gördüklerinde, bir başka ele değdiklerinde akılları bacak aralarına kaçar.
Hayvandan ilkel, defolu yaratıktırlar.
Dünyanın yalnız onlar için yaratıldığına, karşı cinsin de yalnız onlar için yaratılmış "ürün" olduğuna inanmışlardır. Bu inanç biçimi işlerine gelir.
Sanki onları yaratan da kendileriyle aynı cinsiyettendir!
Erişebilmek için dağları deldikleri, kendilerini de dünyaya getirenler, -hani cennet O'nların ayaklarının altında olanlar.. anneleri dahi..
- yaşamlarını sürdürebilmek için gökten indirilmiş veya bir biçimde türetilmiş..
..evcilleştirilmesi gereken, kendi kurallarına uymadıklarında kaba kuvvet bile uygulayabilecekleri..
..insan olmayan..
..yerine göre can veren, yerine göre şeytan..
..tehlikeli bir yaratık; sanki bir tür hayvan!
Öyle bir yaratık ki, saçının telini gören azgınlaşır. Eline dokunan kudurur.
Dinden, imandan çıkar.
Suçlu "O"dur.
Zincire vurmak, bağlamak, kapatmak gerekir..
..ve zararlı bir mahlukat olduğuna, var oluş amacının üremek, koşulsuz, karşılıksız "sahibine" itaat olduğuna inandırmak, sindirmek, ikna etmek gerekir.
"Kadın" denilen türün aklı bu kadar ile sınırlandırılmalıdır.
Akılları cinsel organlarına bitişik sapıklar, istedikleri kadar paketlesinler, her yanını ambalajladıkları bir dişinin yalnızca gözleriyle, bakışlarıyla, sesiyle kendileri gbi duyguları, dürtüleri olan bir insan olduğunu hissettirebileceği gerçeğinin önüne set koyamazlar..
Ama o kadınlar...
Şartlanan, kabullenen, saçını-başını, "süsünü", beyin gözünü örtmüş o zavallılar..
Bedensel olarak çır-çıplak olsalar bile davranışlarıyla, beyinsel özellikleri ile -istemedikçe- cinselliklerini kullanmayıp, kullandırtmayabileceklerken; saçlarının tek bir telini, parmaklarının ucu dahi olsa, tenlerini gizleyerek sapık fantazilere malzeme olabildiklerini..
..bu davranışlarıyla hangi zihniyete, neye, kime hizmet ettiklerini..
..bir türlü anlayamayanlar..
Kendileri için de, ülkemin geleceği, insanlığın gelişimi için de..
..tehlikelidir onlar..
..ve de yazık ki çoğalmaktalar.
Düşüncelerinizi paylaşmak isterseniz
LÜTFEN BURAYA TIKLAYIN.