Sür bakalım arabanı sür-
güne gül canım, tabii gül
de, deh desen de gitmiyor mu karakaçan?
Gider canım, tabii gider
Mercedes'e beş çeker.
Çeker canım, yükle; çeker!
Dudak tiryakisinin sigarası sönmez
Külü uzar da, gördüm; koru sönmez!
Dumanı içine çekmez,
ki, -e! külü de d’üşür-mez!
izmarit dudağa yapışık
dudak hararete alışık
çekiç sallansa da köseleye, nala, tahtaya
hareket bilekten;
çene düşük değil, kafa dik
gövde sabit; işi bilerekten!
Ateş düş-tüğü yeri yakar.
Yak-ar, tabii, yak-ar
-da, ateşi kim yakar?
Kim yakar canım, kim ya?-kar:
Gül, güzelim; sen!
Gül
kokusu pek güzel
-de dikeni niye
bana batar?
Batar tabii canım, bat-ar.
Tükürürsün yüzüne,
sanarsın kaldırmaz.
Aldırmaz canım, aldırmaz!
Surat-sızmış o, duvar,
meşin-leş-miş
nato mermer, nato kafa
hissiz-leş-miş.
Duymaz canım, anlamaz
yağ bağlamış yüreği
yağı erimez de, inşallah
çalışmaz canım, kafası gibi
atmaa.az tabii, atamaz.
Hep be!raber?
Do, re, mi, fa, sol, la havle
ve hâttâ
ze heh, ze heh, ze heh hee…
es.
Yes!
Şu mesele;
"saçmalamadan mı saklasam,
saklasam da mı, saçmalamasam."
Boş ver canım, boş ver
işte orada “Ekle” tuşu.
Pişmanlık sonraya kalsın,
alkol bende, güç bende, hadi bakiim;
“iletiyi önizle”…
…seydim keşke!
A be, dilim tutulsun,
te be elim kırılsın.
Ep be!rraber;
A-aa!..men.