William (Billy) Hayes, 1970 yılında İstanbul'da esrar kaçakçılığından tutuklandıktan sonra, 1975 yılında İmralı cezaevinden kaçmış, ardından oturup William Hoffer ile birlikte "The Midnight Express" adını taktığı otobiyografik kitabını yazmıştı.
Geceyarısı Ekspresi, bu kitaptan Oliver Stone'un senaryolaştırdığı, müziğini Giorgio Moroder'in, yönetmenliğini Alan Parker'ın yaptığı 1978 ABD/İngiltere ortak yapımı bir film.
Filmin toplam dört milyon dolarlık finansmanının önemli bir bölümü ABD'deki Ermeni ve Rum lobisi tarafından karşılanmış.
Çekimi Malta'da yapılan filmde hiç Türk oyuncu olmaması ama bir çok Ermeni aktörün rol almasından mıdır ne bileyim, filmdeki Türkçe konuşmaların pek çoğu ya Ermeni aksanında ya da tümüyle anlaşılmaz durumdadır.
Çevrildiği yıl beş dalda Oscar'a aday olan, "en iyi uyarlama senaryo" ve "en iyi film müziği" dallarında bu ödülü kazanan film, o tarihten bu yana dünyanın dört bir köşesindeki televizyon kanallarında sıkça gösterilmiş ve Türkiye'yi karalama açısından -kendi çapında- son derece başarılı olmuştu.
Üniversiteye giriş tarihim 1979. O yıllarda iki arkadaşımla birlikte bir otogar karakolunda birkaç saatliğine "misafir" edilmiştik. Girişteki "karakolda ayna yok" ibaresinden sonra, nezarethane kapısının üzerinde okuduğum "İçeride Allah Yoktur!" uyarısı hâlâ belleğimden silinmediğinden, anımsadıkça yoğun bir tuvalet ihtiyacı hissediyor olsam da; söz konusu filmin o dönemin Türkiye'sini "dahi" tarafsız bir gözle görmediğini, gerçekleri yansıtmadığını ve bir kesim dış dünyanın bugün bile bizlere karşı bilinçli bir biçimde uyguladığı çifte standartlara, küçük görmelere, aşağılamalarına hizmet eden bir kampanya aracı olduğunu düşünmemek elimde değil.