20/2/2007 - Midnight Express

 

 

William (Billy) Hayes, 1970 yılında İstanbul'da esrar kaçakçılığından tutuklandıktan sonra, 1975 yılında İmralı cezaevinden kaçmış, ardından oturup William Hoffer ile birlikte "The Midnight Express" adını taktığı otobiyografik kitabını yazmıştı.

 

Geceyarısı Ekspresi, bu kitaptan Oliver Stone'un senaryolaştırdığı, müziğini Giorgio Moroder'in, yönetmenliğini Alan Parker'ın yaptığı 1978 ABD/İngiltere ortak yapımı bir film.

 

Filmin toplam dört milyon dolarlık finansmanının önemli bir bölümü ABD'deki Ermeni ve Rum lobisi tarafından karşılanmış. 

 

Çekimi Malta'da yapılan filmde hiç Türk oyuncu olmaması ama bir çok Ermeni aktörün  rol almasından mıdır ne bileyim, filmdeki Türkçe konuşmaların pek çoğu ya Ermeni aksanında ya da tümüyle anlaşılmaz durumdadır.

 

Çevrildiği yıl beş dalda Oscar'a aday olan, "en iyi uyarlama senaryo" ve "en iyi film müziği" dallarında bu ödülü kazanan film, o tarihten bu yana dünyanın dört bir köşesindeki televizyon kanallarında sıkça gösterilmiş ve Türkiye'yi karalama açısından -kendi çapında- son derece başarılı olmuştu.

 

Üniversiteye giriş tarihim 1979. O yıllarda iki arkadaşımla birlikte bir otogar karakolunda birkaç saatliğine "misafir" edilmiştik. Girişteki "karakolda ayna yok" ibaresinden sonra, nezarethane kapısının üzerinde okuduğum "İçeride Allah Yoktur!" uyarısı hâlâ belleğimden silinmediğinden, anımsadıkça yoğun bir tuvalet ihtiyacı hissediyor olsam da; söz konusu filmin o dönemin Türkiye'sini "dahi" tarafsız bir gözle görmediğini, gerçekleri yansıtmadığını ve bir kesim dış dünyanın bugün bile bizlere karşı bilinçli bir biçimde uyguladığı çifte standartlara, küçük görmelere, aşağılamalarına hizmet eden bir kampanya aracı olduğunu düşünmemek elimde değil.

 

***

 

 
"...Geçtiğimiz yıllarda Cannes Film Festivalinde bir rastlantı sonucu “Midnight Express” adlı filmin konusunu oluşturan, olayı gerçekte yaşayan kişi ile karşılaşan Alinur Velidedeoğlu, kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdi. Yapılan röportajda Bill Hayes, bu filmde abartıların olduğunu ve kendisine filmde anlatıldığı gibi bir muamelenin yapılmadığını anlatıyor.

Bu görüntüleri ABD’nin büyük haber kanallarına da gönderen Velidedeoğlu, haliyle itibar görmemiş. Söz konusu televizyon kanalları, filmin halen ABD’de çok popüler olması, diğer taraftan reytinglerinin halen yüksek olmasından dolayı bu röportajı yayınlamamış. Velidedeoğlu, şimdi bu röportajı internetin gücünü kullanarak youtube’dan dünyaya duyurmaya çalışıyor. Artık önemli olan videonun olabildiğince izlenmesi ve ses getirmesi..."


 

Midnight Express truth revealed by Alinur Velidedeoglu Part-1:

 

 

 

 

Midnight Express truth revealed by Alinur Velidedeoglu Part-2:

 

 

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->