Jazz...
İşaret parmağım elmacık kemiğimde, baş parmağım çenemde, kalanlar da bıyık altımda konuşlanmış düşünüyor imajı sergilerken, dilimle yanak içime, diğer elimin parmak uçlarıyla not defterim üzerine, masa altındaki topuklarımla tercihen halı kaplı döşemeye uyguladığım doğaçlama darbeler ile kaçabildiğim bir başka boyut;
bir biçim yaşam.
Başka herhangi bir ekipmana ihtiyaç duyulmaksızın her an her yerde içinde olunabilir jakuzi küveti.
Gergin deri üzerinde gezinen fırça baget rahatlatıcılığı.
“In The Mood” isem “mest” durumlarım.
...ilk aşklarımdan Astrud Gilberto’yu anımsadım. Astrud, her ne kadar bossa nova kraliçesi olsa da, samba ve jazz’ın karışımından doğmuştu ya, bossa nova. Bulabilirsem, bu gece onunla yatayım!
Ehm.. öhm.. Kantar, topuz, çizme, sınır, endaze…Yani O’nu dinleyerek uyuyayım. (Kaşlar kalkık, gözler kuzey doğuya takık, çeneye yakın düz çizgi ağız, kızarık yanak, mahcup mesene ifadesi.)
O olmazsa...
Nina Simone’da olabilir, n'apayım?
(M.U./19 Nisan 2005)
***
Buraya kadar iyi, hoş. Lâkin, yukarıda yazdıklarım biraz karışık mı olmuş, ne?
Şu yazdıklarıma bak: “İşaret parmağım elmacık kemiğimde, baş parmağım çenemde, kalanlar da bıyık altımda konuşlanmış düşünüyor imajı sergilerken, dilimle yanak içime, diğer elimin parmak uçlarıyla not defterim üzerine, masa altındaki topuklarımla tercihen halı kaplı döşemeye uyguladığım doğaçlama darbeler ile…”
Eee, ne olmuş ki?
Ne olmuşu mu var, bu ne yahu?
Adama demezler mi;
"Kardeşim, sen bu lafları yoga yaparken mi yazdın?"
***
Korkmaya ve nelerden korktuğumu sorgulamaya başlayıverdim: Önce ön yargı, sonra yargısız infaz, doğru anlatamama, yanlış anlaşılma, iletişimsizlik. Yoksa karanlıktan, gürültüden, iğneden, dişçiden korktuğum filan yok canım, hepsi palavra!
Düşünüyorum:
"İster misin, eğer okuyan varsa desin ki 'zaten bunun yazdıkları bir şeye benzemiyordu, meğer kendisi de ahtapot ya da gorilmiş?'
Yok! Bu kadarını kaldıramam. Belgelemem lâzım.
Yazdıklarımın resimli anlatımı aşağıdadır, kardeşim.
Tabii ki başlıktan alâkasız kalmaması için, James Last icrasıyla “In The Mood”dan da bir kıble mi deniyor, bukle mi, kubbe mi ya da “kuple” mi her neyse, onu da eklemişim...
...icabında!
