Bu gece biri ıslık çaldı:
“Çarşamba’yı Sel Aldı..”
Çattım kaşlarımı, parmağımı salladım: “Şişşt.. annem kızardı..”
Bir..
“Gece tırnak kesilmez!..”
İki..
“Gece ıslık çalınmaz. Şeytan gelir!”
***
- Anne, şeytan nasıl gider?
- “Bismillah” dersin, kaçar.
***
Daha yeni öğrenmiştim ıslık çalmayı. Dudaklarını büzecek, "o" yapıp yanaklarını şişireceksin, dilini dişlerinin ardına değdirecek, hafifçe üfleyeceksin: “Fiuuufit..”
Fiuuufit..
Bismillah..
Fiuufit..
Bismillah..
“Ne yapıyorsun sen yaramaz?”
“Şeytanın başını döndürüyorum anne.. Kaçar şimdi, dayanamaz!”
***
Orası var mı anne? Babam yanına geldi mi? O iyi bir adamdı, hiç ıslık çaldığını duymadım.. Karşıladın mı onu anne? Orası varsa eğer, beni görüyorsunuzdur. Artık ıslık çalmıyorum, Şaka’ya bile.. Ellibirime geldim, çok yaşadım anne. Dört yaş daha büyüğüm senden ama çözemedim..
..bize ne oldu anne?
Binlerce genç Irak’ta savaşta. Karda, kışta, kıyamette.. Şehitlerimiz bugün yirmidört olmuş, hükümet onlarla gurur duymuş, Çarşamba’ya Fener-Gağasaray derbisi varmış. Sanki pek alışıldık bir şeymiş, günlük yaşam aynen akıyormuş, tavuk döner yenecek bir yer var mıymış, kontörü bitmiş dıt dıt dıııt diye ötüyormuş, İçerenköy Carrefour’dan cebime mesaj gelmiş; haftasonu muz 1.9 YTL’ye inmiş, emekliler geçinemiyor, üniversite mezunları işsiz bekliyormuş, başını bez ile bağlamak özgürlükmüş, gerisi ne halleri varsa görsünmüş, Mustafa Kemal kabirinde dört dönüyormuş, Cumhuriyet coşkusu 10. yılda tükenmiş, hesapta aydınlar bu işe şaşmış, liboşlar hemen alışmış, Nuh’un gemisi demodeymiş, şimdi “gemicik”e tayfa olmak "in"miş, ithal kestane ve haşlanmış mısır taneciklerini pazarlayanlar anasının gözü cinmiş, sivil toplum örgütleri kendi aralarında anlaşırlar diye beklenmiş de gerçekleşmemiş, zaten 411 nüfusun %80'i edermiş, ordu kara harekâtına başlatıldığı gün anayasa değişivermiş, işkembecideki pişmiş kelle gülermiş, öfke baldan tatlıymış, üstelik hakaretli hitabet sanatmış, vatandaş ne anlarmış, anasını da alıp defolaymış..
***
Birlikte gitseydik keşke, olmadı.
Peki, ya bana ne oldu anne?
Miyobum mu arttı, kendi dertlerim beni hepten dibe mi attı?.. Kuş gribinden mi tırstım, zona mı oldum, kendimle yüzleşmekten mi korktum, bana dokunmayan yılanı mı öptüm, denize düştüm de ona mı sarıldım, geçmiş yanlışlarımdan mı kaçtım, ne oldu da kör oldum.. heykel oldum, lâl oldum?
Oradaysan eğer, görüyorsundur sen. Anlatsana bana anne..
"Islık çalma geceleri, şeytan gelir" diye öğütledin.. Islık çaldım, besmele çektim, ıslık çaldım, besmele çektim.. Şeytanın başını döndürmek için oynadım; çocuktum.
Bunlar nasıl şeytan anne, ülkemle oynuyorlar, bizi bölüyorlar.. başım dönüyor; bu yaşımda korktum.
***
Bu gece biri ıslıkla çaldı:
“Çarşamba’yı sel aldı..”
Geçmişimi, çocuğumun geleceğini, umutlarımı..
..dışarıdan esen yel mi aldı..
***
Orada mısın anne? Babamla buluştunuz mu? Bana da yer var mı?
Rüyamda söyle bana anne; “var” de,
Dudaklarımı büzdüm, "of" yaptım, soruyorum; çok kaldı mı?
“Merak etme, burası iyi, bekliyoruz seni, haydi gel..” de.
