12/4/2007 - Gece Manavı
Sonunda böyle olacağı belliydi! Bilenler bilir (bu da ne lâf ama), ben gündüz iki şehir arasında gider gelir, geceleri de ertesi günün işlerini hazırlamaya çalışırım. Çalışırdım. Fazla uykuyu sevmez, boşa giden zaman olarak görürdüm. Az uyu, çok yaşa. Ama... Hızla iflas etmekte olan beynime yavaş yavaş vücudumun diğer organları da birer-ikişer katılmaya başladı, dinlemiyorlar beni artık. Gündüzleri kapanmamaları gereken göz kapaklarım kepenk indiriyor, geceleri dükkânı açıyorlar. Tersim döndü, yarasalara döndüm! Dert değil; hayvanları severim. Zaten unumu elemiş, eleğimi duvara asmışım. Bu saatten sonra "amanin kurt adam geldi, kaçalım.." deseler ne olacak? Beğenmeyen beğenmesin, keyfi bilir. *** Anadolu pavyonlarında müzisyenlik yaptığım dönemlerde de, zorunlu olarak böyle yaşıyordum. Herkes yataklarında mışıl mışıl uyurken bizler "işe" gidiyor, sabaha karşı eve dönüp birkaç saat uyuyorduk. Yaş onyedi, onsekiz. O zamanlardan kalma bir diyalog var aklımda. Kuliste bir yandan ders çalışıyor, diğer yandan konsomatris ablalarımdan biriyle sohbet etmekte olan abiyi dinliyorum. (Liseyi yedi yılda bitirmemin, ders çalışma stilimle bir ilgisi yok; "cebir"ci taktıydı bana. Valla!) Neyse, ağabey dertli. Mahallesinden bir kızı istetmiş, vermemişler, soruyor: "Yahu, biz de diğer insanlar gibiyiz, çalışıyoruz, seviyoruz, üzülüp seviniyoruz, acı çekiyor, yaşıyoruz. Ama toplumdan dışlanıyoruz. Farkımız ne ki?" Abla, ince uzun kahverengi sigarasından derin bir nefes çekip büzdüğü dolgun dudaklarının arasından birkaç halka savuruyor, sonra yanıtlıyor: "Bak, normalde insanlar gündüz yaşar, geceleri uyurlar. Doktorlar, polisler, nöbetçi eczacılar.. ne bileyim bazı meslekler hariç böyledir, de mi? Onlar da zaten vardiyalı çalışırlar. Sen hiç "gündüz hayatı" dendiğini duydun mu? Denmez! Bizimki keyfekeder, kedere keyif işi. Normal olanların ne işi var bu saatte burada? Bana 'gece kadını', masamda salya akıtana "onun gece hayatı var" diyorlar. Bu normal değil, önünde takısı var: "Gece" hayatı.. Çakozladın mı farkı?” *** Düzen böyle bozulup gece ile gündüz yer değiştirince gündem de kayboluyor, izleyemiyorsun. En kötüsü de bu. Normal insanlar ne izliyor, neyle uğraşıyor, nasıl yaşıyorlar bilemiyorsun. Gece gece nereden girdim bu konuya? Hah, hatırladım: Sebzelerden! Sağolsun, aşağıdaki belgeleri sevgili Kemal Öncü göndermiş. Ben geceleri yaşadığımdan pazardaki, manavdaki değişimleri de farkedemez hale gelmişim. Görünce şaşırdım, uykum kaçtı… Et yerken canlı halleri aklıma gelir, vicdanım sızlar; meyveye, sebzeye saldırırdım. Acıktım da ama bunları gördükten sonra işler hepten karıştı.
|
| Yorum yaz! |
2007-04-12 22:51:57 - "eylemce"ye... |
| Yazan: CafeTelve |
| İletiniz için teşekkürler... İronik bir yaklaşımla işlemeye çalıştığım konu, sizin de dediğiniz gibi, gündüz ve gecenin yer değiştirmesinin insanın feleğini şaşırtması... Çocuğumuzu, ömrünün 20 yılını bir çimento fabrikasına vermiş olan eşim ile birlikte, hammadde sahasına bitişik bir alanda çimento tozu yutarak, yutturarak büyüttüğümüzü... yine genç yıllarımda bir dönem vardiya amirliği yaptığımı söylesem... sorunuzu da yanıtlamış olabilir miyim? Sağlık, mutluluk, huzur dileklerimle efendim. |
| Bağlantı |
2007-04-12 15:17:54 - merhaba |
| Yazan: eylemce |
| Fabrikalarda gece vardiyası çalışan işcileri bilir misiniz?Gündüz uyuyabilmek için hapkolik oluyorlar.Gece ve gündüzün yer değiştirmesi insanın feleğini şaşırtır.Bir tanıdığım bu yüzden (gündüz ayakta uyuduğundan) şehirler arasında yalnış otobüse binmiş. |
| Bağlantı |
<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa -> |