15/8/2007 - Emin Çölaşan

Haberi önce alt yazı olarak KanalTürk'de gördüm: "Kehanet tuttu; Emin Çölaşan Hürriyet'ten kovuldu!"

 

 

Ardından Bekir Coşkun ve Tufan Türenç'in de bu olay nedeniyle Hürriyet'ten istifa ettikleri söylentisi çıktı.

 

İnternette dolandım, durdum; gazetelerin internet sürümlerinin güncellenmesini bekledim.

 

Emin Çölaşan'ın yazılarına son verildiği doğru, diğerleri asılsız gibiydi.

 

Doğal olarak (!); Yılmaz Özdil'i "büyük gazeteye" kaptıran, Nazlı Ilıcak'ı köşe yazarlığına transfer eden Sabah, habere internet sürümünde ilk yer veren "ulusal ölçekli" medya olmuştu:

Hürriyet'te Çölaşan depremi

Hükümete muhalif yazılarıyla tanınan Emin Çölaşan'ın yazılarına son verildi. Çölaşan 22 yıldır Hürriyet Gazetesi'nde çalışıyordu..
Hürriyet gazetesinde muhalif yazılarıyla tanınan Emin Çölaşan'ın işine son verildi. Çölaşan'ın işine son verildiğinin duyulması üzerine gazetenin İstanbul Haber Merkezi ile Ankara bürosuna çok sayıda tepki telefonu geldi. Çölaşan'a
işine son verildiği dün akşam saatlerinde gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından bildirildi. 22 yıldır Hürriyet'te yazan Çölaşan, mesleki yaşamı içinde birçok kitaba imza atmıştı. Çölaşan, her dönem muhalif yazılarıyla tanınıyordu. Emin Çölaşan, AK Parti döneminden önceki en sert muhalefetini ise Turgut Özal iktidarı döneminde yapmıştı.

"ÇIKARIRLAR HERHALDE"

Emin Çölaşan, son dönemde özellikle AK Parti iktidarına dönük sert muhalefetiyle gündeme geliyordu. Çölaşan, son birkaç yıl içinde gazetesiyle sorunlar yaşamış ve bu sorunlar aşılmıştı. Ancak son anlaşmazlık, Çölaşan'ın iş akdinin feshiyle sonuçlandı. Yılmaz Özdil'in Hürriyet'te yazacağının duyurulmasıyla birlikte, Emin Çölaşan'ın, yakın çevresine bu transferi, "Yılmaz'ı aldıklarına göre beni çıkarırlar herhalde" sözleriyle değerlendirdiği öğrenildi. Ertuğrul Özkök'ün de dünkü yazısında Bekir Coşkun ve Yılmaz Özdil'i överken, Emin Çölaşan'dan bahsetmemesi, anlamlı karşılanmıştı. Özkök'ün aynı yazıdaki, "Hakaret, iftira, takıntı, lakap takma, haksızlık gibi şeyleri muhaliflik gibi sunmaya kalktığınız zaman..." cümlesiyle de Çölaşan'ı hedef aldığı ifade edilmişti. Çölaşan'ın görevine son verilmesiyle birlikte, aynı gazete yazarlarından Bekir Coşkun ve Tufan Türenç'in de istifa ettiği söylentisi yayıldı. Ancak bu söylenti ilerleyen saatlerde Türenç ve Coşkun tarafından yalanlandı.
ANKARA
 
***
 
Belli ki Hürriyet üst yönetimi planlı-programlı bir operasyon gerçekleştirmiş.
Çölaşan'ın Hürriyet'teki son yazısını günceme ekliyor, "uyuyorum"!
 
***
 
 

Vay vay vay!..

ELİMDE İstanbul'da haftalık yayınlanan bir İslamcı dergi var. Seçim sonrasındaki iki ayrı kapağını burada görüyorsunuz. İlkinde Anıtkabir'e kilit vurulmuş ve altı ok, Atatürk'ün mezarından ceset halinde çıkarılıyor.

Bir sonraki kapakta ise altı ok şöyle tanımlanıyor: (Aslında Cumhuriyet rejimine küfrediliyor!)

"Dinsizlik, Halk Düşmanlığı, Fahişelik-İbnelik, Ayyaşlık-Hırsızlık, Batıcılık-Hayvanlık, Vatan Hainliği."

* * *
http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=3889869
Derginin Anıtkabir kapaklı sayısında, 19. sayfada bir haber. Bunları sizlerden özür dileyerek aynen veriyorum ki, herkes pisliğin boyutunu görsün. Haberin başlığı:
"Dayılanan pezevenge kurşun yağdı."

"Kayseri'de seks dükkanı açarak Müslüman halkımıza meydan okuyan pezevengin kerhanesi kurşunlandı. Kayserili Müslümanlar bu orospu çocuğunun açtığı seks dükkanına giderek 'Ananın porno filmi var mı, eğer gelirse biz satın alacağız. Ananın donunu da dükkanın girişine as' dediler.

Şimdi biz laiklerden öğrendiğimiz yöntemlerle para kazamayı öğrenen bu orospu çocuğunun anasının filminin vizyona giriş haberini bekliyoruz.

Müslüman Kayseri halkı bizi yanıltmadı ve pezevengin işyeri kurşunlandı. Onları tebrik ediyoruz.

Gün geçmiyor ki Laik Cumhuriyet'in Allahsız http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=3889870ve ahlaksız rejiminin pislikleri görülmesin. Cumhuriyet kazanımları!

'İlke ve inkılapların' oluşturduğu bu manzara karşısında biz intikam yemini ettik.

Tek tek ve topyekun, hesabını bu dünyada görmek üzere Allah'tan memuriyet diliyoruz."

Bu yayınlar (hem de "Müslümanlık" adına) İstanbul'da Valiliğin, Savcılığın, Emniyet ve öteki ilgili makamların gözleri önünde yapılıyor.

Devlet var mı? Var, var!

 

Emin Çölaşan

14.08.2007 / Hürriyet'teki son yazısı 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->