
Düşünüyorum o halde yokum. Ehi. Şışşt. Kışt. Sen benim kim olduğumu biliyon mu? Dokunma. Dokunamazsın. Benim dokunulmazlığım var. Vekilinim üleyn ben senin. Ben senin taa.. Haa! Senden başka, senden başka.. Şapkaaa.. Şapkamı gaptırmam arkadaş. Bir kıvılcım. Evet arkadaş, bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş. Uyu yavrum, uyu da büyü. Uyutayım seni. Say bakiim geri geri. Moderen millet, haydin ileri. İki geri, bir ileri. He, tabi tabi. Yuropa birliği. Dabıl yollarla sardık dört bir yanı, nankörsünüz işte nasıl da belli. Peki, peki. Zaten orda bir köy var uzakta, gitmesek de, görmesek de / o köy bizim köyümüzdür. Pışık! Üsküdar’a giderken aldı da bir yağmur. Tennen ni neneni. Nenemi karıştırma bu işe. “Bana ne, bana ne; soykırmışınız işte!” Kırarım kafanı, biz soy-moy kırmadık. Senet-sepet kırdırdık, çek-senet mafyasına gaptırdık. Arap kızı camdan baktıydı, biz yağmur duasına çıktıydık. Bu işi tarihçilere bırakalım, biz şimdiye bakalım. Amaney, kralım gelmiş otel odasına koşalım. En böyyük kral bu kral. Şeriat bayrağının altında poz verip madalyalar takalım. Tabi, tabi olabiler. Gül’lerin içinden gelmiş canım, koşarak koşarak kralına gider. SSK, Bağkur, Emekli Sandığı hepsini bir çatıda toplasak, iki sarı karta bir kırmızı verirken kırmızı almayanlara da yeşil kartlar yollasak, hastane, postane, hapishanelere pastane tabelaları assak. Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak. Boşver be, nasıl olsa herkes salak. Götürrr. Nereye kadar? Onkoloji önünde tepeleme insanlar, tohtur beye reçete yazdıracaklar. Doktor nerde? Özele kaçtı. Hasta ölecek, vizitesi servet, randevusu kaçtı. Hastaneye imam gerek. Kemoterapiyi hafız yapsın. Psikologlar mevlüte, gasilhaneciler ameliyata girsin. Yapma bunu. Aaaa, bu ne be? Paşam bu nü? Ay, neydi o artizin adı, pek iyi benzetmişsiniz. Aynen ülkem gibi. Haykkatten; Deniz’lere ne olduydu? Onlar melekti yavrum. Meleklerin pipisi var mıydı? Altını üstüne getirseler, Kaz Dağları ağlar mıydı? Ağlama değmez hayat bu göz yaşlarına.. da; neden olmasın? Üniversitelerimizi Irak gençlerine açalım; doktora neyim yapsınlar. Ha, hı… Günaydın. Pekiii.. ÖSS’yi kazanamayanlar sınavsız olaraktan Erbil’deki üniversitelere girmemişler miydi ki? Neymiş? Yeni açılım. Eskişehir’de yeni bir soluk. Espark. Yarı fiyata elektroniks, para yok emme ne hikmetse insanlar akın oluk. Hass.. tır. Tabi hasdır. Ne yani, dedenin bastonu mu sandın? Ba ba ba baaa, sen sağ dönmeye utanmadın mı Memet? Tüfengini gaptırdın da melmekete dönecek bi tabut neye bulamadın? Şışşttt. Pışttt. Yassah ülen, konuşma. Yok yani, ben öylesine şeyttimdi. Kulaktan dolma şeylerle.. Biz ne anlarız ki devlet işlerinden? Öl de, ölem. Bize yat diyecen, yatacaz. Kalk diyecen kalkacaz. Sürün demiştin zaten, emre itaate devam edecez. Adam değiliz ki, adımız keriz. Kafiye olsun diye bişi ekledik içimizden emme, beceremeyceğimiz için söylememekteyiz. Onun yerine; Atam; izindeyiz. Aslanlı Yol’da seni anma rekorları kırıyoruz. Gines rekorlar kitabesine girer miyiz? Ha? Hı? Bu değil miydi beklentiniz? Pardon! Pardon çıkalı.. mavi önlüklüler aç-açık kalalı, dış sermaye beyaz yakalıları satın alalı, et-süt kombinaları ortadan kalkalı, doğumun ağaları bilem batıma yatırım yaptıkça yapalı, zararda olmayan kamu işletmelerini dahi kefereye gaptıralı, benim işçim, benim köylüm, benim memurum yolunu nasıl da bulmuştu ama? Nanik, nanik.. N’aber? Hortumculara ne olmuştu? Burası Muş’tu, yolu yokuştu. Kurcalamayalım. Ebelep lebelep dürülülü. Feyzbukcu geldi hanıım.. Feyzbukcu feyzbukcu, huuu.. Ne satıyon? Seni, verini. Hıı, ben de farklı bişi sanmıştım. Herkes beni, verimi satıyo zati. Bi sen kalmıştın sobelemeyen ebemi. Elim sende, tut elimi. Mazur görün kekelememi; ha ha ha Habur.. ha, bu arada elini bile tutmayan karısını boşayan dedeyi ayıplamayalım. Yaş yetmiş olabiler, iş bitmemişse bitmemiştir. Aşkın yaşı yoktur, gözü kördür. Hâlâ aşk-meşk düşünebilen varsa himendir, süpermendir. Bunun sırrı nedir? Sadece meraktan soruyorum. Cahilim, bilmiyorum. Bilmemek ayıp değil, ögrenmemek ayıp. Bi de pırtık gezmek. Yamalı gezebilirsin. Zaten başka nasıl giyinebilirsin? Vay doncuan, artiz. Manita kapmak için köpek gezdiriyon di mi? Yemezler. Bırakınız ölsünler. De get! Yerli malı, yurdun malı, herkeş onu kullanmalı. Ne kadar banâl. Veri avam. Gidelim Gaffur Urfa’daki Oxford'a. Oxfordları kim götürdü? YÖK’mü oldular? 15’inde Nazife de Hanımı patron götürürken şerefsiz bubası ne götürdü? Nereye? Sinir ötesine. Sınır ötesine başlıycaz. Ne zaman? Aaa.. söylenir mi öyle şeyler? Ellerimizle dudaklarımızı kapayalım, okumasınlar. Oktay Usta’nın yemek tarifi diil ya bu. Yakınlaşıyor, sabrımız taşıyordu da karıştırdık, taşmadı. Melih’in yağmur duaları tutmadı emme rayzın kar duası tuttu. Kârlar yağar, kanlar akar ağlarız. Kış şartları ağırlaşmadan operasyon yaparız. Belki. Tabi, tabi. Kar topu oynamaya mı geldin odama? Odama da yavrum odama.. Benden selam olsun Fransa’ya, madama. Madam madam Madımak, aydınım yandıydı da kül olduydu, hatırla bak.. Pirezident buş ne dedi? Oynuycaz üç ayak. Sen, ben bi de bizim Irak.. Hele bizden alın istihbaratı, atı-atı verin boş dağlara size kakaladığımız bomb.ları. Seks bamp, seks bamp… Hadin gari Galler kaplanı. Ula, o da kimdi, bak aklıma takılıvedi. Düşünirem, düşünirem, düşünirem.. Bulamirem. Ben heç bi poh bilemirem. Aney, bura nire? Ben kimim, bunlar kim? Sen kimsiniz?
Teyze şayze, şit. Bana masal anlatan amca sana buba diyemem. Affiderziniz.
Ben deliyim.
Beni siz, siz, siz, siz delirttiniz.