30/11/2007 - Ayın Karanlık Yüzü

Kategori: Denemeler

 

Ne zaman, nereden, kimden duymuştum ne bileyim; ayın, biz hep aynı yüzünü görürmüşüz. Güneşin, dünyanın ve ayın dönme hızları öyle mi ayarlıymış, neymiş… Hilâl de olsa dolunay da; farketmezmiş, diğer yüzünü göremezmişiz asla.

Herhalde o yüzden sevmiyorum aynaları da.

Arka yüzlerini ilk bakışta göremediğim için.

Bana, “kendini gördüğün için sevmiyorsun” deme, ne olur.

Onlar, arka yüzlerini gösteriyorlar mı ki?

Çoğunun arkasında örümcek ağları, matkap darbeleri, dübel, takoz delikleri, kirli sıvalar olduğunu bilmiyor muyum?

Kaç kez berber koltuğundan kalkmadım mı saçımı kestirmekten vazgeçip; ‘yok yahu, evdekini değiştireyim’ diyerek?

Onların bir çoğu yalancı, “defolu”.

İçbükey, dışbükey, lunapark hokkabazı.

Ya, ayın arka yüzü nasıl ki? Farklı mı aynalardan?

Yoksa… Bazı restaurantların mutfakları gibi mi o da?

Hani, anlatmıştım sana, hatırlasana; Garson Bilal’i görmüştüm ya, masadaki ağaya bol buzlu rakı-idrar hazırlıyordu sırıta sırıta.

Hayır, sevmiyorum aynaları.

Ben, camdan bakacağım.

7 numara miyop, 2 buçuk astigmatım da olsa,

gözümü kısıp, pür dikkat görmeye çalışacağım gerçekleri, sevgileri..

ama…

korkarım, sen hep aynalardaki yansımalarla ve ayın görmene izin verdiği ışıltılarıyla kalacaksın.

Görebildiğinden öte yalnızlığımın farkına

asla..

Neyse...

Önyargılarınla kalma,

benden sana kara bir ışık yansıdıysa bağışla.

Sırımı kazı, bir can kaldığımda

yeniden bak bana eğer istersen,

içimi gör

 

ne olur.

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->