20/8/2007 - Anıl Engin'den; "Geçmiş"

Kategori: Siir Seckileri

 

 Geçmiş

İçimizde kalan bütün oyunlarımızı
Dökelim bir ortaya görsünler
Dökelim tabi görsünler:

Annemin saçıyla oynardım ben
ve bir kova suyla yanardım
birinci kanaldım cızırtılı
bakardım kafesimden

beyaz sehpayı boyuyordu
her akşam ışıklar sönünce
yavaşça karanlık

Elimde yağlı ekmek
Karınca beklentisi demek
Kırıntılanan düşlerim
Perdeyi çekiyorum sonuna kadar
Kapanıyor gözlerim:

Annemin saçıyla oynardım ben
Ve bir kova suyla kimse görmeden
Buruşmuş parmaklarımı
Bembeyaz tırnaklarımı
Acıtarak kesmeden
İçimde saklanan
bu kaçakları
bilmeden kimse
oynardım!

Yağlı ekmek alması
kolay değildi karanlıkta
Terliğin teki kayıp
Ama yıllar da geçse
Bacaklarımda hala izi

Yağlı ekmek alması
kolay değildi karanlıkta
uyandırmadan annemi

Bir gözü açık uyur annem zaten
Lafın gelişi canım, lafın gelişi
Uyanıverir annem
karıncaların ayak sesine bile
Mutfağa gitmek çok zor
Uzaktı hem
tehlikeli de!

İçimizde kalan bütün oyuncaklarımızı
Kıralım da bir görsünler
Kıralım tabi görsünler:

Kendi odamda!
Kimsecikler yokken
Kralım ben, kral!
Mandallarla oynardım
Ben de çakmaklarla taraklarla
Sigara içmezdim ama yanlış anlamayın
Abim içerdi benim durmadan
Bana saklamak düşerdi izmaritleri
Dumanı pencereye kadar geçirmek
Öksüre öksüre bu dumanı
Çocukluğumdan bana kalan
Resimleri unutmak düşerdi bana

Yine çamaşır yıkadı annem
Arkadaşlarımı aldı yine
Rüzgar da yok kurumaz da şimdi
Dalgıçlarımı geri isterim
Mandallarımı canım, siz bilmezsiniz
Bir kova su bi de mandal ister misiniz?
Ama vermem kimseye yalnızlığımı

Biliyor musunuz?
Mandallarım yüzme bilir
Ben bilmem
Dalgıçlarımı geri verin
Desem anneme
Demem

İçimizde kalan bütün yalanlarımızı
Kusalım da bir görsünler
Görsünler tabi canım görsünler:

Hırsız yoklaşmıştı evimizi bir gün
Pencereye konmuştu yaralı bir kuş
Kedi geliyor uç hadi kuş,
kuş hadi uç dedim
Severim aslında kedileri
Kıvrılıp yatarken severim dizimde
Biliyorsunuz işte siz de
Bir gözü açık uyur kediler
tıpkı annem gibi
Ama şimdi kedi değil bir kaplan
Kuş değil kuş uçmuyor
Kanadı ufalanan ağır bir taş
Uçmuyor hem kaçmıyor
Galibi belli bir oyun

hırsıza ne oldu peki?
Hatırlayamadığım anılarımı
geri getir hırsız!

İçimizde kalan bütün anılarımızı
Susalım da bir görsünler
Görsünler tabi canım görsünler
Sobanın üstünde buram buram
Mandalina kokusu
kaçarken köpeklerden
Her gece tekrar tekrar
Düştüğüm o yokuşu
Anlatsam

Güneş giderdi
Nereye bilmem
Annem vardiyadan
Dönüyor diye
Babam kahveden

Yıllar geçti hala
Annemle babam
Katlansa da birbirine
Bardaktan yağmur
Boşanacak tek celse de

Yırtılan bir fotoğraf
beynimden

 

 

Anıl Engin

 

(İlk kez, 10 Mayıs 2005 tarihli mevsimsiz'de ve sonra sakladığım notlarımdan kimbilir kaç kez okuduğum bu çok sevdiğim şiirini, Sayın Anıl Engin'in onayıyla CafeTelve'de de dostlarımla paylaşabiliyorum. O'na teşekkürlerimle.)

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->