Ah...
“Vah vaah!..”
dalgalarımın başlangıç harelerinin eriyip,
kalanının avucuma akışı..
“Hah hah haa!..” kısraklarının
onikiden vuran çiftesi.
“Şimdiki aklım olsaydı..” sloganlı
pişmaniye markam.
Kâğıt kesiği yaraların kızgın sütle pansumanı,
üflenerek yenen yoğurdun diş kırması…
Tertemiz camı farketmeyip kafa attığımda
istemsiz çıkardığım sesin
kolilenmiş kargosu;
alıcısına ulaşacağından emin olmadığım
ve
iade adresi diye yazdığım iki harf,
tek hece…
… her gece.