19/8/2007 - Polifonik Monolog

Kategori: Siirimsiler

Sür bakalım arabanı sür-
güne gül canım, tabii gül
de, deh desen de gitmiyor mu karakaçan?
Gider canım, tabii gider
Mercedes'e beş çeker.
Çeker canım, yükle; çeker!

Dudak tiryakisinin sigarası sönmez
Külü uzar da, gördüm; koru sönmez!
Dumanı içine çekmez,
ki, -e! külü de d’üşür-mez!
izmarit dudağa yapışık
dudak hararete alışık
çekiç sallansa da köseleye, nala, tahtaya
hareket bilekten;
çene düşük değil, kafa dik
gövde sabit; işi bilerekten!

Ateş düş-tüğü yeri yakar.
Yak-ar, tabii, yak-ar
-da, ateşi kim yakar?

Kim yakar canım, kim ya?-kar:

Gül, güzelim; sen!

Gül

kokusu pek güzel
-de dikeni niye
bana batar?

Batar tabii canım, bat-ar.

Tükürürsün yüzüne,
sanarsın kaldırmaz.
Aldırmaz canım, aldırmaz!
Surat-sızmış o, duvar,
meşin-leş-miş
nato mermer, nato kafa
hissiz-leş-miş.

Duymaz canım, anlamaz
yağ bağlamış yüreği
yağı erimez de, inşallah
çalışmaz canım, kafası gibi
atmaa.az tabii, atamaz.

Hep be!raber?

Do, re, mi, fa, sol, la havle
ve hâttâ
ze heh, ze heh, ze heh hee…

es.

Yes!

Şu mesele;

"saçmalamadan mı saklasam,
saklasam da mı, saçmalamasam."

Boş ver canım, boş ver
işte orada “Ekle” tuşu.
Pişmanlık sonraya kalsın,
alkol bende, güç bende, hadi bakiim;
“iletiyi önizle”…

…seydim keşke!

A be, dilim tutulsun,
te be elim kırılsın.

Ep be!rraber;

A-aa!..men.

M.Uzman/200?

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/8/2007 - Gidebilsem...

Kategori: Siirimsiler

 

 

 

Bir "gitmek" tutturmuşum.

 

Gidemeyeceğimi bile bile gitmek istediğim,

uzak yerler var bilmediğim.

 

Oralarda biri varmış, beklemeyen beni.

Hem sürpriz de olurmuş,

öyle kurmuşum.

 

Gidebilsem iyi,

gitmesem de farketmez.

 

Ne zaman tanışmışız,

paylaşmış mıyız bir şeyi?

 

Eksik ya da yanlışmış;

çok eskimiş,

 

unutulmuşum.

 

 

030207

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/3/2007 - T o r s o

Kategori: Siirimsiler

 

 

 

 

Resim: © Duygu Uzman

 

 

 

 

 

Bazen,
bir hüzün saplanır yüreğine …

şarkılar sarhoş, derinlere dalmış, kederli.
Belki hicaz, belki tek bir minör akor
ağlatmaya yeterli.
Gözlerinden akar ya yaşlar içine,
giden yılların gibi, ip-ince
sanki sicim,
keskin,
ince…
ince.

Kahkahan patlamaz, donar kalır dudaklarında
kanın alçı, zedeli damarlarında.
Bir ihtimal, kısacık bir an,
başından aşağı yağan
kaynar sudan şelale;
uçmuştur az önce söz,
artık her şey nafile.

Kirli beyaz bir torsa dönersin;
nerede yüzün,
bacakların, kolların, ellerin…

bilemezsin.

Bazen her şey ters, her şey yanlış,
kalabalıklar yapayalnız, herkes tek başına kalmış…

…ve bilmem, bilir misin?

H e r k e s   i n c i n e b i l i r.

O tors, poz verse de,

söz ver bir tanem, üzülmeyeceğine;

bir gün, o da kırılabilir.

Bazen her şey ters, her şey yanlış,
kalabalık yok, herkes…

 

MU/Aralık,2004 

 


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/3/2007 - Maskeli Balo

Kategori: Siirimsiler

 

 

Bir ben, bir de düşümde sen;

bu gece kalabalığım.

Maskeli balo sabaha.

Yine yalnız kalacak,

yine tek başıma oynayacağım.

 

Elbet akşam olacak yarın da,

seninle buluşacağım;

düşlerimden kaçamazsın

yalnızlıktan korktuğumu

unutmuş olamazsın!..

 

 

Müfit Uzman

020307

 

 

 

 

Editörden:

 

Ajitasyon / agitation (fransızca); tahrik etme, kışkırtma anlamında bir kelime.

Kendini acındırma da, -pek şık olmasa da- bir tür ajitasyon sayılabilir belki. 

Yazılanın anılarını "olumlu" yönde kışkırtabiliyorsa bir sakıncası yok kanımca

ve hatta sönmüş yanardağları yeniden patlatabiliyorsa süper bile olabilir.

Bu dip notu niye yazdığımı bilip bilmediğinizi...ne bileyim?

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->