• Not/look

  • İstatistikler




  • Free Site Counters

mavi/gri

4/4/2008 · Kategori: Siirimsiler

 

 

 

…parmaklarının arasında çoktan yanmış,

 

filtreye dayanmış

 

tütünlerin zehiri kalmıştım...

 

nikotin kokusu düşlerimdi tenini saran,

 

köpük köpük akmıştım… 

 

son bir nefes daha çek, az daha tut içinde… 

 

kalanım da küle döndüğünde,

 

savur ters esen rüzgâra,

 

saçlarının arasına karışayım

 

 

ya da

 

 

son kez dudaklarına değerek uçup giden

 

mavi/gri duman olayım.

 

 

 

© M.M.U. /  062006

 

 

 

 

Doğal Olarak

6/2/2008 · Kategori: Siirimsiler

 

bugünlerde yollardayım yine

yolları severim

severim sevmesine de,

önümü de görmek isterim

doğal olarak

 

ve fakat

öyle bir sis çöktü ki öteme,

ne önümü görebiliyorum,

ne bir yan yol.

 

kör göz gidiyorum

bariyerlere çarparak

his yordamıyla

bilirsin, doğal olarak.

 

sislerin ardından bir ses..

yankısı giderek şiddetleniyor;

"yaklaşma, defol"

 

aslı yüzüme vurmazdan önce

kayboluyorum alelacele

olabildiğince

doğal olarak.

 

 

Düşüncelerinizi paylaşmak isterseniz 
LÜTFEN BURAYA TIKLAYIN.

 

Hiç..

22/1/2008 · Kategori: Siirimsiler

 

 

'neden' bakmadım kendime hiç

 

düşünemedim az önce seçebildiğim kendimi

 

neden bunca zaman göremedim ki

 

 

hiç?

 

 

rafa kaldırmış, kullanmamış hiç

 

yaşanmamış sanki

 

hiç kandıramamış zaman, hiç

 

değişmemiş, rastladım

 

yirmidört yıl geçmiş dört ay ondört gün;

bir ömür ya da donmuş bir an

 

tanımadı, oysa değişmemiştim ki

 

 

hiç!

 

 

 

MMU / 16.07.2005

 

Düşüncelerinizi paylaşmak isterseniz 
LÜTFEN BURAYA TIKLAYIN.

Zemberek

27/11/2007 · Kategori: Siirimsiler

 

© Duygu Uzman -2007

"invitation to the blues"

 

Led Zeppelin albüm kapağından,

"benim için çalışıldığı rivayet olunan"

toz pastel ile gerçekleştirilmiş bir  reprodüksiyon.

 

Duygu'ma teşekkür ediyorum.

 

 

Z E M B E R E K

 

Uyandın mı bayım?

 

 

Yapacaklarını anlatayım:

 

 

Başını, düştüğü masadan yavaşça kaldır.

Parmaklarını sok saçlarının arasına, şöyle bir karıştır.

 

Yine kimbilir ne düşlere dalmışsın?

Elinin tersi ile sil dudaklarını,

açmaya çalış gözlerini...

 

dikkat! ..

 

bir kadehi daha avucunda kırmışsın.

 

Doğrult bakalım yorgun bedenini

sırtını da ağrıtmışsın.

 

Terliklerinden birini bırak,

kalsın burada,

biraz yalpalasan da gitmelisin mutfağa

hiç değilse,

cezve

bıraktığın yerde durmakta.

 

Bir fincan su, yarım kesme şeker, iki kaşık umut...

 

Koy ateşin üstüne, karıştır.

 

Sakın ola, koklama... yanıltır.

 

İlk taşımı fincana dök, sabret, biraz daha ateşte tut

 

...özlemlerin kaynamaktadır.

 

Şimdi boşalt hepsini fincana...

 

Değdirme dudaklarına, yanarsın;

sıcak

ve

yumuşak 

dudaklar

hatırlarsın..

 

Bu kadar yeter sana, suyun altına dök, yıka, parmaklarınla iyice ovala...

 

Fal bakacak telve kalmasın.

 

Eprimiş maskeni çıkart dolabından.

Silkele ve çekiştir elinde kalmadan,

 

sabaha hazır olmalısın.

 

 

Her gece aynı saatlerde

bana sormaktan usanmıyorsun;

"sen, kimsin?"

"beni nereden tanıyorsun?"

 

Yıkıl karşımdan, yalancı.

Sana bir kaç saat izin

devir şimdi gövdeni,

bu kaçıncı?

 

Adım "y a l n ı z l ı k", 

ben senim, sen bensin

kıramadıkça zincirlerini

boşalmadıkça zembereğin;

 

ben seninim,

sen, benim...

 

..istemesek de dost kalacağız ölene değin.

 

 

M.U.110706

 

« Önceki :: Sonraki »