8/4/2007 - Bin Güneşin Kamburuna / Tevfik Akdağ

Kategori: Siir Seckileri
 

Ege'desin amet
neden bu şikayet
toprak olmuş olmamış ne çıkar
hava senin yağmur senin yel senin
bin güneşin kamburuna
hes deee

deli misin amet
neden bu şikayet
senin zeytin ve soğanla
yetinmen gerek
hele tanrı da olursa yanında
bin güneşin kamburuna
hes deee

hiç haklı değilsin amet
yerlerin ve göklerin
değişmez ve ulu
yargısı bu
karışma sen bilmediğin işlere
bin güneşin kamburuna
hes deee

-ne dedin ne dedin-
yani baya yaşamak istiyorsun
adam gibi öyle mi
çok şakacısın ulen amet
deli amet veli amet ne münasebet
sen bin güneşin kamburuna
hes deee
 
 

Tevfik Akdağ

 

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/4/2007 - 50 Yaş Şiiri / Ümit Yaşar Oğuzcan

Kategori: Siir Seckileri


Ne zaman baksam çevreme elli yıl sonra
Hep aynı gördüklerim; bir keşmekeş, bir bozuk düzen
Bir lokma ekmek uğruna tükenmesi insanların
Yaşamak ve ölmek için hep aynı neden

Sefil doymazlık; ete, kana, paraya
Öylesi bir açlık ki eksilmeyen, bitmeyen
İnsan, ezebildiğince mutlu insan, oğul
Nereye gidersen git hep o tuzak, o dümen

Küçük hesaplarla kabaran büyük hesaplar
Ve değişmez çığlığı insanoğlunun: Ben, ben, ben !"
Sen yok musun ? Onlar yok mu ? Biz yok muyuz ?
Nereye bu gidiş ? Delicesine pupa yelken

Söyle neyi değiştirebilirsin ki tek başına
Yıldırırlar, sustururlar vururlar seni de hemen
Düşler bitmişse, gerçekler bir tokat gibi inmişse
Tek başına mutlu ol bakalım, olabilirsen

En güzeli sevmek diyeceksin insanları tümüyle
Usanmadan, bir şey ummadan, beklemeden
Ver, durmadan ver, eller uzanmış, baksana
Ver ki; kurulsun sofra, başlasın şölen

Bir yanda umutların, düşlerin, düşüncelerin
Bir yanda aldığını geri vermez koca bir evren
Bak ! Bütün ağızlar yutmaya hazır seni
Bir noktadan, bir lokmadan başka nesin sen

Dönüp gerilere bakıyorum, bir de kendime
Elli yıl geçmiş, ha gün, ha yarın derken
Değişen birşey yok, bir şaşkın benden başka
İşte aynı yol, aynı kapı, aynı merdiven

Hani nerdeler ? Kimi yitmiş kimi gitmiş dostların
Bir ak saçlı anan kalmış yolumu bekleyen
Sabah-öğle-akşam . . . Hep o tekdüze yaşam
Ve kırılmış bir kalple yorulmuş bir beden

İşte böyle geçti yıllar. bozbulanık
Ben sevdim, ben ağladım, başkalarıydı gülen
Ne zaman uzattıysam ellerimi, parçalandı
Mutluluk serseri bir mayındı denizlerimde yüzen

 

Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

 


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/4/2007 - Çirozname / Charles Cross

Kategori: Siir Seckileri

 

Beyaz kocaman bir duvar - çıplak mı çıplak
Üzerinde bir merdiven - yüksek mi yüksek
Duvar dibinde bir çiroz - kuru mu kuru

Bir herif geldi elleri - kirli mi kirli
Tutmuş bir çekiç bir çivi - sivri mi sivri
Bir büyük yumak da sicim - zorlu mu zorlu

Çıktı merdivene derken - yüksek mi yüksek
Mıhladı sivri çiviyi - tak tak da tak tak
Duvarın ta tepesine - çıplak mı çıplak

Attı çekici elinden - düş Allahım düş
Taktı sicimi çiviye - uzun mu uzun
Astı ucuna çirozu - kuru mu kuru

İndi merdivenden tekrar - tıkır da tıkır
Sırtında çekiç merdiven - ağır mı ağır
Çekti gitti başka yere - uzak mı uzak

O gün bugündür çirozcuk - kuru mu kuru
Mezkûr sicimi ucunda - uzun mu uzun
Nazikçe sallanır durur - durur mu durur

Ben bu hikâyeyi düzdüm - basit mi basit
Kudursun bazı adamlar - ciddi mi ciddi
Ve gülsün diye çocuklar - küçük mü küçük
 
 

Charles Cross
Çeviri: Orhan Veli Kanık
 

 
 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/4/2007 - Huyumca / O.M.Arıburnu

Kategori: Siir Seckileri

 


Ne kadar cigaram varsa cebimde
Onları uç uca
Ekledim
Ekledim
Ekledim

Bir köprü kurdum Üsküdara
Köprünün ortasında
Bekledim
Bekledim
Bekledim

Ne sen geldin ne başkası
Gariptir hayatın cilvesi
Cilvesi

Günler doğdu
Günler battı esmerce
Sevdiğim yâr ılık, ılık
Mazlumca
Göremedim bir yol onu
Selvi selvi boyunca
Gayrı küstüm cümlenize
Huyumca
Huyumca

 

Orhon Murat Arıburnu


aşk’a şiirler, Derleyen.Tanju Cılızoğlu,

Üç Yayınları, 1970




Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->