20/4/2008 - Geçmiş Oldun

 

-Bakış Açısı/1-

 

 

Baykuşun, yarasanın, bohemin ve hırsızın bakış açısına göre, günbatımı kahvaltı saatidir.

 

Yağmur turist için bir talihsizliktir, köylü için iyi haberdir.

 

Yerli halkın bakış açısına göre, turist görülesi bir şeydir.

 

Karayip Yerlilerinin bakış açısına göre, tüylü şapkası ve kırmızı kadife ceketiyle Kristof Kolomb o zamana kadar görülmemiş boyutlarda bir papağandı.

 

 

"Tepetaklak - (Tersine Dünya Okulu)"

Eduardo Galeano

Türkçesi: Bülent Kale

Çitlembik Yayınları - 2004

Sf:37

 

 

-Bakış Açısı/2-

 

 

Güney'in bakış açısına göre, Kuzey'in yazı kıştır.

 

Bir solucanın bakış açısına göre, bir spagetti tabağı orjidir.

 

Hindu'ların kutsal bir inek gördüğü yerde, başkaları koca bir hamburger görür.

 

Hipokrat'ın, Galeno'nun, Maimonides'in ve Paracelso'nun bakış açısına göre, hazımsızlık diye bir hastalık vardı ama açlık diye bir hastalık yoktu.

 

Cardona Köyü'ndeki komşularının bakış açısına göre, yaz kış aynı elbiseyle dolaşan Toto Zaugg müthiş bir insandı:

 

- Toto asla soğuk almaz, diyorlardı.

 

Toto bir şey demiyordu. Soğuk alıyordu. Alamadığı şey paltoydu.

 

 

 

"Tepetaklak - (Tersine Dünya Okulu)"

Eduardo Galeano

Türkçesi: Bülent Kale

Çitlembik Yayınları - 2004

Sf:39

 

*** * ***

 

 

Neye, nereden, nasıl bakıldığı önemlidir.

 

Bakarsınız, hissedersiniz, seviyorsanız gördüklerinizi, hissettiklerinizi yazarsınız. Bana göre yazmak güzeldir, özeldir, beceri de ister.

 

Ama okumak ve okuduğunu anlamak daha önemlidir. Benim bakış açıma göre, daha zordur, herkes beceremez.. hatta iyi yazanların bazıları bile. Kimbilir, belki de işlerine gelmez.   Düşüncelere, yaklaşımlara farklı açılardan bakanlar mutlaka olacaktır, olmalıdır. İşin zenginliği bu noktadadır zaten. Ve fakat, olaylara at gözlüğüyle bakanlara kendi bakış açımı iletmekte zorlandığımda,  okuduğunu anlamayan ya da anlamak istemeyenlerle karşı karşıya olduğumu düşünmeye başladığımı itiraf etmeliyim. Yazdığım sözcüklerimin üzerlerinden zıplanarak, anlamları atlanarak  okunduğunun ayırdına vardığımda, artık..

 

"üzülmeye değmezmiş.." açısıyla/acısıyla bakıyorum olaya. Üzülmemeyi becerebiliyorum ama bu durumdan hoşnut muyum?

 

Hayır..

 

Ötesine geçemediğimde, yanılgıları, ya da belki özellikle uygulanan senaryoları aşamadığımda diyorum ki;

 

"yazıklar olsun.."

 

ve sonra, ekliyorum ne yazık ki;

 

"Geçmiş oldun."

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->